Güne, Güzelleme

açmış kollarını iki yana, kocamaan kucaklıyor günü,güneşi sanki.
çıktım kapıdan, döndüm sağa öylece yüzüme bakıyor, güneş rengi bir gülümseme.
sanki havaalanında uçaktan inmişim de beni karşılıyor. pek tatlı bir hareketle eğmiş nazikçe de başını, gözlerime bakıyor.. özlemiş, kucaklamaya gelmiş gibi hali bu sarı çocuğun, benim de koşup sarılasım öpesim şöyle sırtını iki pıtpıtlayasım geliyor.

.

.

insan iyi hissediyor kendini, güzel hissediyor ve kıymetli.

onun için ne yapabilirim diye daha çok düşünmeye başlıyor. düşünüyor, peki, seni mutlu etmek için benim elimden ne gelir?? ve yapıyor bir şeyler..

.

.

kendisine gülümseyen ruhunu kucaklayan her sey icin herkes icin bir seyler yapiyor. gülümsüyor, dualar ediyor, seviyor insan.
karsilik olarak degil ama, oylece icinden geliyor..

.

.

bu sabah güne böyle kollarımı açasım var. serin biraz hava, az sonra dağı aşıp bahçeye yayılacak güneşin ışığı.. ondan sonra gökyüzü masmavi olacak. böyle eğip başımı yüzüne bakıp gülümseyerek, hiçbişey demeden sesim *hoşgeldin ikigözüm, gözlerim yollarda kaldı, ben de seni bekliyordum* demek istiyorum.

.

bulutun, dağın ardından da sevildiğini, geceden daha, nasıl özlendiğini hissetmek ister belki güneş?
belki gün öyle karşılandığında mutlu olur, huzur duyar.. sonra gittiği yerlere ertesi sabah, huzur taşır. hatta belki sonra fısıldar kulağına senin “sen beni çok mutlu ettin, ben senin için ne yapabilirim?”

.

.

.

.

her haliyle, gelen gün en hayırlısı, en olması gerektiği gibi. biliyorum.
güneş olup açsan da sevinirim, yağmur olup yağsan da.. gel güzel gün, açtım kollarımı, bekliyorum.
seni seviyorum.

.

.

ve seni de seviyorum dünyalı dostum,
günün aydın olsun ♥

Reklamlar