Aşk bilir işini!

Bazen damda bir köşeye iliştirilmiş bir nota çarpar insan, dolar gözleri.
Evren bilir işini!

El ele, diz dize, goz goze diye fisildadi, gunduz gunese gece aya kadar varsin gelsin. Çektim içime deriin bir aminle, aldım kabul ettim.

.

Öyle oturmuşuz, kalmislar boyle.. Ne soyledik, ne dinledik, ne cok gulduk kim bilir.

.

Marmaranın karadenizin akdenizin egemin içanadolunun dağlarını denizlerini bizimle dolaştılar, kondular göçtüler, ateş başı sohbetlerine katıldılar.

.

.

Eşyanın ruhuna inananlar anlar o hissi. Bu ikisi neredeyse birer birey bizimle yaşayan. Tosbik arabamızın bagajında şu iki sandalye minik bir çadır ve uyku tulumlarımız hep bizimle yıllardır. Gozumuzun beğendiğidi her yere, katkilariyla konduk. Yuvamizi sirtimiza sarmis kadar olduk.

.

.

Bigaripgillerdeniz. Almayı sevmeyiz, yeniyi iyiyi değil de ‘bize’ olanı severiz. Sevmediğimiz içimize sinmeyen şey servet değerinde olsa el vurmayız, sevdiğimiz elimizde parçalanmadan ayrılamayız. Ayakkabı, tişört, koltuk, bardak, tabak, sandalye.. illaki bozulup onarilip defalarca kurtarilacak, taki olene dek, sonra da firsati varsa baska bir seye donusecek, degilse bizimle gecirdigi zaman icin ona tesekkur edilip istirahate ugurlanacak.

.

Bu iki sandalyenin kollari kopali aylar oldu tutturuldu, ayaklar citirdamaya basladi. Yakinda kilif benden bu kadar deyip yolunu ayiracak. Iskeleti yeni yuzlerle bir kez daha hayata dondurebilir miyiz onun planlarini yapiyoruz simdilerde.

.

Seviyoruz.

.

Damin kapisina cikip su manzarayi gorunce o sevginin nereden geldigini hissettim. Onlar da seviyorlar. Huzurlular. Azicik ruhumuz bulasmis belki saglarina sollarina. Asiklar besbelli. Yansitiyorlar tenlerine sineni. İlla ki!

.

.

Bazen insan damda bir köşeye iliştirilmiş bir nota çarpar, dolar gözleri.
Aşk bilir işini!

.

Reklamlar