Düştük bir garip düşün peşine, hayalimiz okulsuzluk!

unschooling-main

Henüz bebeğimiz artık gelse mi diye düşündüğümüz zamanlardı ve ben hislerimde o kadar emindim ki eşime de açtım konuyu;

ZORLAMAYLA, SADECE TAKVİM YAŞI GELDİ DİYE OKULA GİTSİN İSTEMİYORUM. NASIL DA SAÇMA SADECE TAKVİM YAŞLARI YAKIN DİYE MİNİCİK BEDENLERDEN “AYNILIĞI” BEKLEMEK!
O kadar net ki böyle şeyleri konuşurken o (seviyorum bu halini) hiç dolandırmadan sordu
“ülkede mümkün mü böyle bir şey? var mı öyle bir şansımız?”

Cevabını çok iyi bildiği bu soruyu beni doğru noktaya getirebilmek için sorduğundan eminim. Başardı da!
Ardından hiç beklemeden şu çıktı ağzımdan “bi zamanlar başka ülkelerde de yoktu sonuçta, gerçekten istersek burda da neden olmasın?”

Öyle ya! Neden olmasındı… Bundan taamm iki yıl önce sordum ben bu soruyu “Burada neden olmasın?”

Sonra epeyce araştırdım, başka ülkelerdeki durum, ev okulları, sınav sistemler, okula hiç gitmemiş ama başarılı olmuş örnekler. Arşivi genişlettim ve bilgi edindim sürekli.

Yavru cadının gelmeye karar verdiğini, yolda olduğunu öğrendiğimizdeyse bunu bir adım ileriye taşıdım. Çoğunluğu yabancı forumlara ve gruplara üye oldum. Sadece benim ve eşimin bulunduğu bir grup açtım, döküman biriktirmek için.

Sonra yerli gruplarda sürekli annelerin aktif olduğunu farkettim. Sürekli kadınlar konuşuyordu sanki eğitimde (esasında bu kelimeyi de hoşlanmayarak kullanıyorum) babaların hiç sorumluluğu yokmuş gibi. (Beslenme de böyle, sürekli kadın gruplarına rastlamak mümkün toplaşır “aayy kızzlaar” diye sabah akşam altın günü tadında halleştikleri(!) Erkeğe hiç sorumluluk vermezsen, baba olduğunu hissetmezse, zaten neden “elini kirletsin” ki adam, fıtratında yok! Bu durum çocuklarla ilgili tüm konularda böyle. Sürekli kadınlar konuşuyor ve hepsi “her şeyi” biliyor) Bunu doğru bulmuyorum. Basit bir çizim projesini bile acaba bir şey atladık mı diye kaç göz kontrol ederken bir çocuğun hayatını etkileyecek öğretiler sadece annenin zihin süzgecinde, sadece annenin kontrolünde… Benim fikrimde, tamamiyle zararlı bir tutum. Ha adamlar ilgilenmiyorsa kadınlar ne yapsın o ayrı (onları da dürtmenin bir yolu olmalı, işin içine azıcık girseler, çok da güzel iş çıkaracak babalar var bence, ümidimi kesmedim insanlıktan hala)… Yalnız çoğu kadının bunu kendi kendine görev edinip sürdürdüğünü görmek yıpratıcı. Ben babaların da fikirlerini duymak, düşüncelerini gözlemlemek, uygulamalarını izlemek ve eşimin de dilediğinde bu konuda konuşabileceği birilerini olduğunu bilmek istiyordum. Bu sebeple grubumuzu diğer ebeveynlere de açtık
OKULSUZ EĞİTİM DÜŞLEYEN EBEVEYNLER ❤

Okulsuz fikri zihnimde sabit değil, kesinlikle okulsuz olacak benim çocuğum gibi bir takıntım yok.
Sadece çocuğumun zihninin ve bedeninin süreçlerini kendisinin belirleyebildiği, seçimlerini yapabildiği bir sistemim içinde büyümesini istiyorum. Kendi talep ederse gitsin okula.

Sonuçta okulda öğreneceklerini her daim öğrenebilir, 70 yaşında bile diploma sahibi oluyor insanlar! Fakat içgüdülerini, duyumsama yetisini, empati duygusunu, algısını, yüreğini ancak çocukken doğal ve akışta açabiliyor, geliştirip, esnetebiliyor insan. Çocukken kendine yetebilmeyi, kendini hem fiziksel hem duygusal geliştirip, yetiştirip, olgunlaşabilmeyi sürece oturtamazsa sonradan çookk zorlanıyor ve tam da olmuyor benim gözlemlediğim. Yaralarını ne kadar sardım dese de o çocukluğu yara almış olanlar, hala her sallantıda hemen açıp sana o yara izlerini gösteriyorlar. Güçsüz kalıyorlar 😦 Çocuğumun bunu yaşamasını arzu etmiyorum. Ha yaşanabilir de bu, okul olmaz da başka travmalar olur belli olmaz kayıplar vs. kontrol dışı şeyler her daim mümkün. Ama en azından mümkün olanları kontrol etmeye gayret edelim, çabamız olsun istiyorum.

Biz ailecek doğayı yaşıyoruz. Doğada ne varsa o var evimizde. Ve bu sebeple sadece takvime bakarak çocuğumu okula göndermek istemiyorum. Doğada olmayan şeyleri, bir memeli olarak insanın kendi hayatına tıkıştırması acı verici.

Şöyle örnekleyebilirim hislerimi sanırım,

Ben bir maymunum diyelim. Doğamda daldan dala atlamak, ağaçlarda yaşamak, ellerimi kullanmak, aile kurmak ve bebek sahibi olmak var. Bunları sadece bir maymunda görebilir ve öğrenebilirim. Bebek sahibi olduğumda bebeğime sağlayacağım ilk koşul doğal ortamı olmalı. Doğduğu, yaşadığı, beslendiği yer… Bebek ebeveynlerinden ve ailesindeki diğer bireylerden yaşam becerilerini öğrenir. Gözlem yapar bebek, izler. İhtiyaç duyduğu şeyleri de taklit ederek yapar, taklit ederek oynar. Düşünür, öğrendiğini geliştirir ve bilgiyi işine yarar hale getirir. Yaşam becerilerini tam anlamıyla geliştirene kadar böyle sürer bu. Bedenine ve iç güdülerine güvenir. Maymun olma becerisini geliştirir kısacası. Bu hikayede hiç bir zaman bir maymunun maymunluğu deniz kaplumbağalarından öğrendiğini veya fillerden maymun olma dersi aldığını duyamazsınız. Ne kadar bilge olurlarsa, uzun yaşarlarsa, ne kadar becerikli olurlarsa olsunlar, bilgileri ne kadar fazla olursa olsun, hayvanlar birbirlerine olmadıkları bir şeyi öğretmeye çabalamazlar.

Ben çocuğum maymun olmayı öğrenmeden, hayatta kalma mutlu olma, kendine yetme becerilerini geliştirmeden su kaplumbağalarının, fillerin, kaplanların, tavşanların, yılanların, tavukların, tilkilerin, güvercinlerin, devekuşlarının, kartalların, farelerin arasında bocalasın istemiyorum. Taklit ederek, gözlemleyerek öğrenen taptaze bir zihin yarışların, karşılaştırmaların, öfkelerin, hırsların havuzunda kirlensin istemiyorum. Bir öğretmen ne kadar bilgi dolu olursa olsun benim çocuğuma ancak kendi olduğu şeyi yansıtabilir. Ve hiç bir öğretmen benim evimde benim koşullarımda yaşamıyor, doğduğundan beri çocuğumu tanımıyor, bizi tanımıyor. Ne kadar çabalarsa çabalasın yaşam ortamını okulda oluşturamaz. Ve bu da bir balığı yarım gün suda yarım gün karada yaşatmaya çabalamak gibi. Ne kadar nemli tutmaya çalışırsa çalışsın o zihin acı çekecek. Hepimiz o okulun oksijensizliğini yaşadık zamanında. Biliyoruz bunun ne demek olduğunu. Kendini tamamlayıp, iç güdüleri sağlıklı olanlar o oksijensizlikten yara almadan kurtuldular. Ya diğerleri? Hala yara izlerini kaşıyorlar.

Uzadııı gitti, toparlayacak olursam 🙂
Okulsuzluk benim için çocuğum hayat becerileri geliştirip, zihnini kendine dair berraklaştırana kadar önemli. Sonra kendi isterse gider zaten okula, zarar görmeyeceğini bildiğim için içim rahat olur. Bu sebeple de bu hakkın elde edilmesi için çaba göstermeye hazırım. Bu noktada da işte o yukarıda bahsettiğim grup sayesinde tanıştığımız bir kaç aile ilk buluşmamızı gerçekleştirip tanışacağız. Ben en çok onlar için okulsuz ne demek neden okulsuzluk bunları dinlemeyi arzuluyorum.

Bu hafta buluşuyoruz ❤ Buluşma sonrası izlenimlerimi de karalayacağım elbet, gerçekten heyecanlıyım.
Düş düşlemiş, düşünün peşine düşmüş bir yerlerde çabalayan tüm okulsuz ana baba yürekleriyle görüşmek üzere ❤

Reklamlar