Bebek ziyaretinde dikkat etmen gerekenler! Biz? Hayır, henüz misafir kabul etmiyoruz

Kimse kimseyi kırmak incitmek üzmek istemez. Ben istemem, sen ister misin?

Sanırım istemezsin. Ama iş kırılmaya gelince herkes kırılmalara yer arar durumda.

Bu kadar kolay kırılan hatta kırılmak için sebep arayan insanın arasında yaşamak mayın tarlasında yürümekten zorsa sevgili dünyalı dostum biz kimseyi bilerek incitmeden ama “off! ya kırılırsa?” diye de sürekli kendimizi kısıtlamadan yaşamayı öğrenmeliyiz diyorum ben. İşte bu yazı da öyle bir demde yazıldı, kırılmaya müsait olduğun anınsa okuma üzerine alınabilirsin, ha alın da zaten ama kırılma 🙂

Az sonra okuyacakların benim kendim ve bebeğim için hislerimi içerir. Bu herkes için böyle değildir ve benim eşim dostum dikkate alsa kafi ammaa sen de birilerinin eşi dostuysan ve onların da evinde hayata yeni merhaba demiş bir can ve hele de ona uyum sağlamaya çalışan evin kadrolu meleği kedi köpekler varsa istersen sen de bir düşün bunlar üzerinde olur mu ❤

EVE YENİ BİR CAN GELDİĞİNDE

Kaç ayaklı olduğu farketmeksizin eve yeni bir üye geldiğinde evdeki diğer “çocuklar”a alışma süresi tanımak gerekir. Bu aşamadan geçmiş olanlar bilir ki her birinin karakteri ve verdikleri tepkiler ayrı. Hepsi kendi süreçlerini tamamlamak için zamana ihtiyaç duyar. İşte bu zaman içerisinde onları ekstra travmalardan mümkün olduğunca korumak gerekir zira zaten eve gelen bebek yeterli bir travmadır.

YENİ BEBEKLİ EVE ÇAĞIRILMADIKÇA GİTME

Ben hala misafir kabul etmiyorum mesela. İlk sebebim bebeğin hayata adaptasyonunun tam manasıyla sağlanıp kendini güvende hissettiğine, bağışıklığının oluşmaya başladığına emin olana dek yabancıyla teması ve kafa karışıklığı yaşamasının önlenmesine yardımcı olmaktı. Bizim bebeğimiz üç haftada özgüvenini geliştirmeye başladığının güvende hissettiğinin sinyallerini verdi ve büyükanne ve büyükbabalarıyla bile ilk kez o zaman tanıştı. İkinci ve çok önemli sebebim evdeki çocukların yani abi ve ablanın bebeğe adaptasyon sürecinin travmatize olmadan soft bir geçişle sağlanmasıydı. Hala bu süreç üzerinde çalışıyoruz. Benim çocuklarım beklediğimizden daha hassas ve üstüne beklenenden daha kıskanç çıktılar bebek konusunda. Bir yabancının etrafta varlığı, apartmanda yürümesi bile tedirgin ediyor dapi ve dojoyu. Dapi çok hassas bebek konusunda ve hemen strese giriyor babamız bile yaklaşınca hala. Ve üçüncü sebebim de doğum sonrası benim tamamen kendimi toparlamış ve iyi hissediyor olacağım zamana kadar yalnız kalmak istememdi. Çünkü herhangi bir stres hem anne aracılığıyla bebeği etkiliyor hem süt kalitesini ve miktarını düşürüyor hem de karı koca arasındaki o dönemde zaten hassas olan ilişkiyi etkileyebiliyor bunu biliyordum. Ve önledik, bu sorunların hiç birini yaşamadık şükür. Dapinin hassasiyeti devam ettiği sürece de misafir kabul etmeyeceğim eve mesela ve hayır diyebilmeyi seviyorum.

SANA SORULMADIKÇA TAVSİYE VERME

Aman da aman anne de olmuş! diye başlayıp tavsiyelerle devam ediyor genelde özellikle kadın kadına konuşmalar. “ben böyle büyüttüm şöyle uyuttum böyle yedirdim” sorduk mu arkadaşım? sormadıysak söyleme ❤ Lohusa kadının hiç aklında olmayan kötü şeyleri sokuyorsun mesela o anlattığın korkunç hikayelerle! Yapma bunu, ne gerek var? Bırak toz pembe devam etsin bebeğine bakmaya… Kötü şeyler herkesin başına gelecek değil ya? Hem olacağı varsa olacaktır oturup karalar mı bağlayalım hepimiz ihtimaller üzerinden? Derdin ne ki ha? “Ayy ben böyle yaptım pek güzel oldu” oldu da benim bebeğime mi oldu? Benim bebeğimi büyüttün mü hiç sen? Hayır! Eee? Her bebek başka, her anne ayrı… Tavsiyeni ben sormadıkça lütfen kendine sakla.

Sütün yetiyor mu? gibi sorulara falan zaten girme! Hele “ay dur bi bakayım sütün var mı” diye kadının memesini sıkmaya çalışmak falan, aman diyim! Bana mesela yapsan kafa göz dalabilirim aklında olsun. Sonra “ay bu bebek zayıf kalmış mama mı versen” falan da deme yazık o lohusaya yazık! Sana ne elin bebeğinin kilosundan, bebek doktoru musun sen?

“aa ağlıyo bu çocuk, aranıyo, elini emiyo aç bu aç ondan ağlıyo”

“daha yeni besledim”

“ayy ama yazık demekki süt gelmemiş aç bu çocuk aç”

“git burdan çık evimden yürü gittt! kışşttt!” (diyemedim ya la 🙂 ile en az bir kez karşılaşıyor galiba her anne)

benim bebeğimin niye ağladığını benden iyi bilemezsin, ters anıma denk gelir terslenirsin, söylemedi deme 😉

ZAMAN GELDİ EVE ÇAĞIRILDIN, İYİ BİR MİSAFİR OL BEBEĞE DOKUNMA

Evet evet doğru duydun… Lütfen bebeğime dokunma!

Bizim ülkemizdemi böyle yoksa bütün dünyadaki zavallı bebekler mi muzdarip bundan bilemem ama ne bu bebeklerin bizden çektiği! Bir sarılma bir koklama merakı var hepimizde… Ama işte işler öyle olmuyor. Hiç bir annenin “ohh misafirler gelsin de bebeği bir öpsün koklasın kucağına alsın” diye gözü yolda beklediğini sanmam. Ama kırmak istememe durumuyla söylenemiyor işte. 21günlük çocuğumu bile ellediklerinde, kendi annem bile ellediğinde tüylerim diken diken tırnaklarımı çıkartmamak için kendimi zor tuttum. Tuttum tutmasına da içimdeki fırtınayı sen bir bilsen… İçim hoplasa da aklım rahattı en azından sonuçta “misafir” bile değil içerdekiler hepsi aileden büyükanne büyükbaba hala kuzen… Herkes sağlıklı ve temiz ve bebek 3 haftalık tehlike daha küçük buna eminsin ama yine de durmuyor yürek. Aynı gün içinde 2şer saat arayla kıyafetlerini değiştirdim bebeğin dışarıdan geldikleri kıyafetlerle temas ettiği için ve sürekli ellerini öptükleri için devamlı ellerini sildim. Kırılmasınlar diye bir şey demedim ama aileden olmayan birisi öpse elini bebeğimin gerçekten kıyameti koparırım.

BEBEKLERİN ELLERİNİ ÖPME!

E elini de mi öpmıyah! Evet öpmıyah! Aa bak yüzünü değil elini öptüm diye masum bir şey yaptığımızı zannediyoruz ama çok büyük tehlike bu… Bil bunu ve yapma lütfen! Bebekler mütemadiyen ellerini ağızlarına götürürler hiç farketmedin mi bunu? Yani bebeğin elini öpmekle ağzına tükürmek arasında pek fark yok emin ol. Iyyy! İğrenç dimi! İğrenç ama yapıyosuuun? Yapma.. Öpme bebeklerin ellerini!

LÜTFEN SESSİZ OL, GÜNE GELMİŞ GİBİ KAPTIRMA KENDİNİ

Utandın değil mi? Utan 🙂 Sen de iki hemcinsini görünce iki lafın belini kırmadan duramayanlardansıınn 🙂 Ama bebekli evde yapma bunu olur mu? “Ama benimle annesi babası da güldü” gülerler, misafirsin sen. Aklında olsun bu yazık o bebeğe daha duyuları çok hassas, üstelik yüksek ses beyin için zararlı.

Çay da içmeyi ver mesela bu arada ne olur ki? “ama lohusaya yaptırmadık zaten biz yaptık” hayır içmesen ne olur? Hiç düşündün mü o lohusanın “ben yapamıyorum size hizmet ettiriyorum” diye üzülüp strese girebileceğini?

SOR, SEVGİLİ ANNE SEVGİLİ BABA SİZİN İÇİN YAPABİLECEĞİM BİR ŞEY VAR MI?

Sor evet ama sormadan da iyilik olsun diye aklına eseni yapma.. Mesela temizlik yapıyorum diye insanların özelini ihmal etme, dikkat et buna. Veya belki o anne baba evlerinde başkasının dolaşmasından hoşlanmıyor da olabilir bu durumda dolaşmamak yardımdır sanki 🙂 Sor, konuş öyle hareket et başkasının evinin içinde aman bu hasta yapamaz şimdi diye öyle kafana göre takılma 😉

KÜÇÜK ÇOCUĞUN VARSA GETİRME LÜTFEN

Doğru duydun küçük çocuğunu bebekli eve getirme lütfen. Bağışıklık açısından önemli. Aşılanmış olan çocuklar haftalarca diğer herkesi tehlikeye sokar bunu aklından çıkarma. Bazen kendisi hafif atlatan çocukların başka çocukları daha fazla hasta etmesi de olası ihtimal çünkü okulda kreşte parkta pek çok hastalık etkenine maruz kalıyorlar. Üstelik onları uzun süre sabit ve sessiz tutmak da onlara eziyet hem de zor. Lohusa kadını da düşünmeli 😉

KENDİN AŞILANDIYSAN HAMİLELERE VE BEBEKLERE YAKLAŞMA, LÜTFEN

Dediğim gibi aşılama yapılmış kişiler kendileri hasta değilken başkalarını hasta edebilir. Özellikle bağışıklığı düşük ve risk grubundaki herkesten sakın kendini. Özellikle de bebeklerden.

KIRILMA

En önemlisi de bu, kırılma. Sen bana gelmek için sorduğunda seni reddedebilirim. Kırılma. Kendimi ve bebeklerimi düşünmek zorundayım. Seni ağırlamaya hazır olduğumuzda zaten çağıracağız, biraz sabret. Ve lütfen geldiğinde uzun kalma. Benden sana hizmet etmemi bekleme. Hatta sohbet etmemi bile bekleme, onu bile yapamayacak kadar çocuklarımla meşgul olabilirim. Ve öyle bir an gelir ki odama çekilmek de isteyebilir hatta senden şimdi gidip sonra gelmeni de rica edebilirim. Bunlar sadece o an için öyle gerektiğindendir. KIRILMA ❤

Unutma karşındaki bir kedi bir köpek kadar “hayvan”… Yeni doğum yapmış bir kedi nasıl sakınırsa yavrusunu, nasıl kuytu köşe sessizlik arar yalnız kalmak isterse ve nasıl doğalsa dürüstse tırnaklarını çıkarırken, işte ben de öyleyim. Sadece bir hayvanım ben de, unutma…

Reklamlar