Bunları Bütün Kadınlar Duymalı!

kadinlar-duysun3

Duysun bütün kadınlar zira

BAŞKA BİR HAMİLELİK,

BAŞKA BİR DOĞUM,

BAŞKA BİR ANNELİK MÜMKÜN DİYE BAĞIRIYOR BU YAZI ❤

Kendi doğasına teslim olmak isteyip “şehir efsaneleri” dolayısıyla asla doğasının doğal akışına teslim olamayan, korkan, kaçan, susan bir topluluk yaratmışlar dişilerden oluşan. Bedenleri her şeyi bildiği halde hiç bir şeymiş muamelesi görmüş yıllardır. Oysa kim istemez ki bedeninin en mükemmel performansını sergilerken onu izlemeyi? Sekste, hamilelikte, doğumda, bebek bakımında, çocuk “yetiştirmede” hep başkaları söz sahibi olmuş ve onu izlemiş dişiler dünyanın pek çok yerinde. Halbuki her beden başka, her doğum “tek”, her bebek ayrı, her anne özel, her çocuk biricik.

İşte az sonra aşağıda okuyacakların sevgili dostum, benim bizzat yaşadıklarım. Yanlış anlama, böyle yap demek için yazmıyorum asla. Aksine bak bu mümkün değil dediler ya sana yıllarca, “biz yaptık bal gibi de oldu” demek için yazıyorum. Kendi “mümkün değil” denilenlerin için cesaret olsun sana da diye ❤ Sana ve cesaret etmek istediklerine derinden bir aşk duyarak haberdar ediyorum seni yaşadıklarımızdan.

Elbet ilk belirtmem gereken

Kocam benim iyilik perim, lamba cinim, sağ omzumdaki meleğim! Dileklerimi mümkün kılanım ❤

O olmasa bu süreçlerin hiç biri böyle olmazdı, olamazdı buna eminim… Zaten karı koca ikimiz de “hayvan gibi” felsefesini tam manasıyla belirlediğimiz ve her şeyin doğada olanının en iyisi olduğuna inandığımız için zor olmadı modern tıptan büyük ölçüde vazgeçmek bizim için. İşte bizim masalımızın sonunda gökten düşen elmalar; her yana saçılsın annelere, babalara, doktorlara, ebelere, teyzelere, halalara, dostlara, düşmanlara ilham olasılar ❤

*** Modern tıbbın doğdu doğdu yoksa sezaryen cümlesini sıkça kurduğu tarihte doğmayı reddetmiş, 42. haftanın başında gelmeye karar vermiş, 3 kez kordon dolanması olan, mekonyumlu (doğmadan kakasını yapmış) üstelik doğduğu günün sabahına kadar transvers (çapraz) durmuş bir bebeğin normal doğum masalı olur mu? Oldu! Bizim bebeğimiz (eksiği var fazlası yok) bunlarla geldi bize hem de son ana kadar asla müdahale görmedi.

*** Ultrasona girmeyen hamile olmaz gibi geliyor ya sana şimdi, işte ben o ultrason reddeden hamileyim 🙂 Deli mi öptü niye ki dersen bambaşka yazı konusu ama şu kadar söyleyeyim ultrason piyasaya sürülmeden hiç bir test yapılmamış etkileri bilinmiyor. Bütün dünya olası zararları üzerine konuşuyor şu günlerde. İşte biz iç güdüsel olarak zorunlu olmadıkça girilmesine gerek olmadığını düşünmemizden dolayı kocamla karar aldık, gerekmedikçe girmeyecektik ve öyle oldu. 8. haftada kusmalarla 5 günde 9 kilo verince bebeği kontrol etmek için girdik ve ondan sonra doğuma kadar tekrar ultrasona girmedik. Kesinlikle tecrübeli bir ebeye ve muayenesine ultrasondan daha fazla güvenebilirsiniz.

Cnqd4m_q*** O verdikleri saçma sapan ilaçları kullanmadan olmaz diyorlar ya işte o da yalan. Hiç bir takviye vs kullanmadık. Zaten gebelik öncesinde de beslenme ve yaşam tarzına dikkat ediyor, bedenini dinlemeyi biliyor, sorun olmayacağını hissediyorsan o sunni saçmalıkları bedenine sokmana luzum yok. Hem zaten sana tablet olarak verecekleri o vitaminler falan vucutta gerçeğinin yerini de alamıyormuş traji konik değil mi? Ticari yani pek çoğu.

*** Hamileye aşı yapılmazsa olmaz, yalandır… Yaptırmadım, hala sağlıklıyım hala yaşıyorum 🙂

*** Düzenli doktor kontrolü olmadan olmaz dedilerse inanma. Bir kez doktora gittik onda da yanlış teşhisle ağır ağır ilaçlar yazdı bize. Neyse ki içimiz rahat etmedi, kullanmadık. Sonra test sonuçları gelince (yani 1 hafta sonra) ilaçların yanlış ve gereksiz olduğu anlaşıldı. Kullansadım vicdan azabından ölebilirdim. Doktor kontrolü yerine işini bilen ve aktif doğum yaptıran, gebelerle sıkça birlikte bir ebeyle sürecinizi ilerletmenizi tavsiye ederim. Patolojik bir durum ortaya çıkana kadar doğum sürecinde doktor ve ultrasonu tamamen gereksiz görüyorum.

*** Mideniz sadece 16 hafta bulanacak derlerse ona da inanmayın 🙂 Geçmezse bulantılarınız korkmayın, ben doğum yaptığım gün bile kustum 🙂 Sorun olmuyor. Beslenmeye dikkat ve bol sıvı al yeter.

*** Denize girilmezmiş hamileyken, enfeksiyonmuş da falanmış filanmış! Hadi ordan! Havuz daha mı temiz? 5 ay yüzdüm ben. Hava yok artık git evine kadın diyene kadar denizlere taşıdı kocam beni ❤ Ohh miss! Hamileliğim boyunca da hiiç enfeksiyon falan geçirmedim, idrar yolu sıkıntısı falan yaşamadım.

*** Hamile uyuklar, bu da kısmi yalan. Kişiye göre değişiyor. Normal düzeninizde devam ediyor, yeter kadar uyuyorsanız endişe etmeyin. Üstelik aş erer hamile diye de bir şey yokmuş. Ben hiç öyle bir his yaşamadım mesela. Siz de yaşamazsanız düşünmeyin bile üzerinde 🙂 Şüphelenmeyin hamile değil miyim aceba ben diye 🙂

*** Hamile stresli olur, kırılgan olur, ağlar, atarlanır falan da yalan oldu bende.. Ne ağladım, ne strese girdim. Hatta deliler gibi güle eğlene geçti o 42 hafta, kocam hep “bu kadın sancıyla değil gülerken doğuracak” diyordu 🙂 Hormonlar da pes ettiyse demek ben gülerken, ağlatamadılarsa beni 🙂 Düzenli hayat, stressiz yaşam ve dış dünyaya kulakları tıkayıp o onu dedi bu bunu yaptıları kapının dışında bırakınca hiiç de zor değilmiş gülen hamile olmak 🙂 Üstelik öyle hamilenin de doğar doğmaz gülen, pek az ağlayan bebeği oluyormuş, benden söylemesi 🙂

*** Nişan şu zaman gelir, su şu zaman gelir, doğum şu zaman olur olmazsa sezaryen derlerse inanmayın. Ben 5 gün doğum dalgalarında yüzdüm 🙂 Hani sana 12 saat sonra 1 gün sonra falan dalgalar (sancılar) sıklaşmıyor, açılma olmuyor sezaryen olmak zorunda izlenimi veriyorlar ya, yalan! Nişan ve sudan sonra o kadar yavaş ilerledi ki bizim doğumumuz resmen santim santim değil milim milim oldu açılma. 5 gün boyunca aktif hareket ettik, dansettik, yürüyüş yaptık, yemeğe bile çıktık biz 🙂 Sürekli bebeğin kalbindeydi kulağımız ve sorunsuz şekilde 5. gün öğleden sonra 8 santime ulaştık. 16:53 de bebeğimizi doğal spontan bir doğumla kucağımıza aldık. (sen 5 gün çek demiyorum yanlış anlama. sadece bil seni korkutan o “zaman geçti su azaldı bebek zarar görecek diye söylenenler bebek iyi olduğu müddetçe gereksiz. sen bebeğini ve vucudunu dinle. bak 5 gün bile geçiren olmuş ben de bir saat daha beklerim, yarım saat daha durabilirim bile diyebilesin, korkutanlara inat sana cesaret olabileyim diye yazıyorum. bebeğin kalbi iyiyim dediği, vucudun rahat ve sağlıklı olduğu sürece korkma diye ❤ )

*** Yok bakım yapacağız, yok aşısı var falan diye bebeğini götürmek zorundayız derlerse inanma! Ben bebeğimi kordonu kesilmeden kucağıma aldım, kordon atımı sonlanana kadar bırakmadım. Bulunduğumuz odadan çıkartmalarına, yıkamalarına, aşıyla vs travma yaşatmalarına müsade etmedim. Doğumhaneden bebeğim kucağımda çıktım, herkes şaşırdı. Doktorumuzun ifadesiyle “bu gördüğü en organik doğum”du 🙂

*** K vitamini şart derler, aşı yapmalıyız derler o da göreli yalan bilesin. Biz yaptırmadık babamızla ortak karar alıp ve hiiç pişman da olmadık. Özellikle yabancı kaynaklarda bir araştır derim. Fırsatım olursa belki ben de yazarım senin için.

*** Bebek alışverişi diye bir şey uydurmuşlar ki o da külli yalan 🙂 Yapabildiğin kadarını kendini yormadan yap, gerisine üzülme, gerilme. Yavaş hamilelik en güzeli 🙂 Biz beş takım yenidoğan kıyafetiyle bir ayı devirdik bile bak, sorunsuz hem de.

*** Süt hakkında söylenen çoğu şey çoğumuz için yalan 🙂 Süt meselesi göreceli kavram, bünyesel ama sana şunu söylemeliyim anahtarı huzur ve su bence sütün. Benim sütlerim doğumdan bir kaç gün önce indi, akmaya başladı. Doğumdan bu yana tek bir gece azaldı, onda da biraz moralim bozuktu ve huzursuzdum. Demem o ki hamileliğin mutlu geçer, sıkıntısız doğurur ve stressiz sürdürğrsen süreci süt için onu ye bunu ye sütün geldi mi aman bebeğe yaradı mı falan bunları hiiçç duymazsın bile 😉 boolll su iç, uyu ve huzurlu ol! sonrası sütler şelale 😉

*** Hastaneye ziyarete eş dost gelmezse olmaz, yalaann! Biz kim seyi istemedik doğumda. Karı koca mutlu mesut kafamız rahat hamileliği de doğumu da bir köroğlu bir ayvaz atlattık. BİLİNİZ MÜMKÜNDÜR! Hatta tavsiyem odur ki uygulayınız! Doğum odanıza kalabalıkları sokmayınız. Hatta bebek kendini toparlayana kadar yabancılardan ev ahalinizin dışındaki herkesten koruyunuz. Biz 21 gün kimseyi kabul etmedik eve, çok da iyi ettik. Hem bebek hem biz zaten yorgunduk üstüne bir de curcuna kaldıramazdık. “Nasıl olur eş dosta ne deriz gelmeyin mi diyelim” derseniz evet gelmeyin deyin. Sizi ve bebeğinizin sağlığını düşünenler anlayışla karşılar zaten. Üstelik kırılan kırılsın darılan da darılsın! Ne yani bebeğinizin dünyaya sağlıklı adaptasyonundan daha mı önemli? Sanmam… En azından bizim için değildi!

*** Telefonsuz internetsiz hayat olmaz bu devirde demişlerse, külli yalan mesela! 1 buçuk yıldır telefon kullanmıyorum ben nerdeyse ve hamileliğin ilk 6 ayı evdeki wireless bile kapalıydı ben net kullanmadım o sürede hemen hemen hiç diyebilirim. Dış dünyayla istemediğim sürece iletişimi kestim, gündemi hiç takip etmedim kendimi üzmedim. Annemle babamla bile daha az görüşmeyi tercih ettim evet ve hiiç  pişman değilim şimdi sonuçları görünce, hatta iyi ki diyorum, iyi ki desteklemiş kocam beni, iyi ki anne babam da bu seçimime saygı göstermiş. Tabi telefon interne falan da hayatımdan çıkınca uzunca bir zaman benden hiiç haber alamamış dostlarım da var benim, çoğu hamile olduğumu dahi bilmeyen. Ama içim rahat! Öyle güzel ki benim dostlarımın yürekleri, sebeplerimi duyduklarında ve bu kararımın pozitif sonuçlarını onlarla paylaştığımda biliyorum ki benimle bu mutluluğu da paylaşacaklar ve araya hiç zaman hiç mesafe girmemiş gibi yine kucaklaşıp devam edeceğiz kaldığımız yerden. O kadar eminim ki buna ben, nasıl olur bilmem ama eminim işte 🙂 O kadar seviyorsam seviliyorsam demek!

*** Hamilelikte kocalar karılarından uzaklaşır, yalanmış 🙂 Bambaşka bir seviyordu benim kocam benim sürpriz yumurta halimi. Hissettiğim sanki bebekle bana olan sevgisini üst üste koymuş da harmanlamış onu aktarırmış gibiydi 🙂 Benim bildiğim bi aldatma da olmadı ama yine de olduysa helal olsun hiç de çaktırmadı valla 😛

*** Bebek göbeği düşene kadar yıkanmaz, yalan!!!

*** Bebek 40 gün dışarı çıkmaz, yalaann! (biz hava güzelse şimdiden fıtı fıtı geziyoruz hahaha 🙂 )

*** Suyu azaldı sezaryen olmalı, çoğu zaman yalan! Kuyruklu hem de!

*** Kordon dolanması var, sezaryen olmalı, yalan!!! Katmerli yalan!!!

*** Mekonyumlu bebek, yoğun bakıma almak lazım! Çoğu kez yalan! En güzel bakım ana kucağı, ten tene, göz göze kanguru!

*** 40 haftayı geçti, doğması gereken gün doldu! Sezaryen olmalı! Yalan! Yalan! Yalan!!! Doğumun kendi başlamasını bekleyin, bebeği sökülüp alınmamasına dikkat edin, geleceği zamana kendi karar versin lütfen.

*** Bebeğinin cinsiyetini herkes öğrenmek ister, yalan 🙂 Biz sürprizi bozmadık çok da eğlendik. İstemiyorsanız siz de öğrenmeyin, boş verin mahalle baskısını 😉 Doğada ultrason mu var sanki 🙂

*** Bebeğe isim “koyulur” yalan 🙂 bizim minik cadımız ismini kendi seçti, hikayesi başka yazıda 🙂

İlk aşamada aklıma gelip yazacaklarım bunlar, bizim masalımızın içinde geçen. Aklıma gelen olursa eklerim. Hatta lütfen siz de varsa sizin yaşadıklarınız, paylaşın hepimize cesaret olsun ❤ Varsa aklına takılan, sormak istediğin ulaş bana, sağlıkçı ve kahkaha terapisti bu denişik annenin sana da faydası dokunsun!

Şimdi ben bunları yazdım diye de nazarlara gelip dünya tepe taklak üstümüze gelmesin, göz etme, maşallah de, iyi niyet gönder arkadaşım ki daha güzelleri de gelsin seni bulsun ❤

Sevginin sıcağı ve ışığın gücüyle ❤
Kucaklıyorum hepimizi aşkla!

Reklamlar