Teslimiyetin Kanatları Varmış Hafifleten

Zaman insandan ne kadar bağımsız bir kavrammış onu daha iyi kavrıyorum bu sıralar.

Teslim oluşun güvenli kollarında endişesizliğin ve beklemeyişin tadını çıkartıyorum ben, Tim Burton filmlerinden birinde gibiyim. Az sonra ne olursa olsun fantastik, renkli, sevimli ve olması imkansız gibi görünse de olabilitesi vardır bence dedirtecek.

40. haftamızı bitirdik biz. 41den yiyoruz. Son zamanlar biraz ilginç geçti aslında. 39. haftaya kadar hiç bir tehlikeli ve endişe verici durum atlatmadan stabil ilerlemiş gebelik 3. şahısların evimize soktuğu huzursuzluk sebebiyle kocamın üzülmesi ve kendi ailesinden birinin onu futursuzca üzebilmesinin bende yarattığı kızgın kırgın ve sinirli hal ile bizi tehlikeye sürüklemesi gibi şeyler yaşadık.

38. haftasında doğru pozisyonla baş aşağı yerleşen ve üstelik sorunsuzca aşağı inip yerleşen bebek stresin ve gerginliğin etkisiyle 39. haftanın pazarı önce kendini tamamen yukarıya çekti tekrar ve sonra da ters döndü. Bir kaç günü gerçekten kaygılı geçirdik. Briç ifade edilen makat geliş pozisyona  gelmiş olması bizim için gerçekten üzücüydü. Üstelik o bir kaç gün rahim tamamen kasılmış bir halde olduğu için hem acı çektim fazlaca hem de bebeğin hareketlerini tam hissedememek stres sebebiydi. Kalp atışlarını sorunsuz duyabilmek içimizi rahatlatan tek şey oldu.

Babamız durumu gerçekten çok iyi idare etti. Ben fırtınalar koparabilirdim iki kaşık suda onun erdemli hali olmasa. O sakinleştirdi. İkimizde tekrar döneceği konusunda gerçekten ümitliydik o doktora gitmeyi teklif etse de ben istemedim. 39. haftada ters bir bebekle gittiğiniz hastanede sizi %90 sezeryana alırlar bir kaç saat içinde…

Sabrettik ve güzel şeyler düşündük. Güldük epeyce, sarıldık, konuştuk, paylaştık. Börek yaptık mutfağa girip karı koca, belki meditasyon niyetineydi şimdi düşününce 🙂 3. günün akşamı kocam çocuğunu dönmeye ikna etti konuşarak, şaka yapmıyorum… Yarım saat kadar hem sevdi hem konuştu (o da inanmıyordu işe yarayacağına ama ben rica edince kıramadı. bugüne kadar emin olduğum bir şey varsa o da bu ufaklığın babasını dinlediği). O konuşmayı bıraktı film izlemeye başladık ve yarım saat sonra bebeğin pozisyon değiştirdiğini hissettiğimde üzerimden koca yük kalktı. Belki o sevme ve konuşma sadece bebeği değil beni de etkiledi, rahim yumuşadı ve bebek rahatça pozisyon aldı, bu da mümkün 🙂 Ama oldu işte. Tam pozisyon almasa da transvers hale geldi ve bu bile bizi rahatlattı.

41. haftaya geldik hala transversiz yani yan duruyoruz karın içinde. Endişemiz yok, ne zaman gelir heyecanımız bile yok aslında. Güveniyoruz ona, ne zaman geleceğini biliyor, inanıyoruz. Evde hiç panik yok, her şey aynı ritimle devam ediyor.

Bu kadar dönmeler, pozisyon değiştirmeler falan sonunda doğal yollarla gelmeyi başarırsa okulun ve şuan ortalıkta dolaşan pek çok şeyin üzerini çizmiş olacak bu ufaklık 🙂 İşte bu konuda heyecanlıyız. İnancımız, sabrımız ve huzurlu teslimiyetimizin güzel derslerle sonuçlanması ve kimsenin zarar görmemesi dileğimiz baki şuan.

Reklamlar