Ben senin bildiğin annelerden deliyim!

Karın kışın soğuğun içine sıcacık bir gülümseme işleyecek olmak hazırlığındayız ya, hayat güzel!

Hamileliğin olabileceği en uygun dönemde hamile kalmış olmalıyım diyorum şu günlerde. Son zamanları gerçekten insanın biraz daha tembellenip serin kalmak istediği bir hal alıyor çünkü. Sıcak basmalarını sadece menopoza özgü de sanmamalıymış diye dip not düşüyorum size 🙂 Kar kış kıyamet ben hala yaz halinden hallice giriyorum yatağa ve hala kısa kollularla dolaşıyorum evde. Yaz olsa halim nice olurdu düşünemiyorum.

İnsanın beyni kendini bildiğini bir türlü açıktan ifşa etmese, halüsinasyona, ilüzyona, aldanmaya açık bir sistem sergilese de vücudu en doğruyu biliyor ve uyguluyor. Buna olan inancım şu son aylarda daha da pekişti. Bebeğin gelmek istediği, vucüdumun hamileliği başlatmayı seçtiği, rahmimin aksiyon planına eklediği her şey nasıl da güzel ve bana özel tasarlanmış, inancım taa eskilerden bu yönde olsa da şimdi bunu her an hissetmek bana nasıl bir haz ve güven hissi veriyor anlatamam.

Hamile kalmadan önce vucutlarını çok iyi tanır bir hale gelmeli insanlar bunu artık daha net görebiliyorum. Ben çocukluğumdan beri vucuduyla konuşan ve onun sırlarını keşfetmeyi eğlenceli bir oyun haline getirmiş sonrasında da teknik eğitimini alıp saha deneyimi de yaşamış pek çok vaka görmüş bir sağlıkçı olarak bu konuda çook şanslıyım. Ama şimdilerde algıda seçicilikle de birlikte etrafımda gördüğüm diğer hamilelerin soruları, uygulamaları, istekleri ve bakış açılarına şaşı bakıp şaşırıyorum.

“Kola içmek istiyorum doya doya çok canım istiyor her gün yarım bardak içebiliyorum fazlasına eşim kızıyor zararsız yazın da göstereyim ona bana inansın” diye gruplarda yazan bir anne adayı görüp kelimelerin bu kadar kifayetsiz olacağını bilmezdim diyorum mesela.

Makyaj, fast food, asitli içecekler vs vs konusunda pek çok anne ve adayının açık kapı aradığını, kendilerini kandırmaya ne kadar müsait olduğunu görüp dehşete kapılıyorum. “Ama şu daha az zararlıymış, şu kadarı bir şey yapmazmış diyolla” Yapma iki gözüm yapma… Hamile olmasan da yapma bunu! Bedenin yaşayan bir varlık, ona da duy saygı, yazıktır, eziyet etme.

Hamile kalır kalmaz hemen çocuk eğitimi, bebek psikolojisi, tuvalet eğitimi, bebekler okumayı nasıl öğrenir, çocuğa itaatkar olmak nasıl öğretilir konulu kitapları ellerine alıp harala gürele birini bitirip diğerine başlayan anneleri zaten hiiiçç anlamıyorum. Bir yöntem öğrenme sevdasıdır moda olmuş gidiyor. Sanki makine operatörü olacaklar gibi bir pozisyona düşürüyorlar kendilerini ama farkında bile değiller. Keşke o içinizde büyüttüğünüz kalplerin ortak yöntemler kullanım klavuzuna sahip olamayacağını anlayabilseniz. Evet sevgili anne sana söylüyorum üzülerek, sen bebeğinin “biricik” olduğunu kabul etmezsen buna o nasıl inansın? Aynı yaştaki her çocuğun gelişimi aynı mı ki aynı yöntemlerle müdahale size akıllıca geliyor? “Bebeğin” “çocuğun” eğitimi nedir üstelik??? Hiç mi bir şey getirmemiş bu çocuğun ruhu, bedeni??? Bir kedi yavrusu, bir kuş bebek, bir yeni doğmuş zürafadan ne farkı var senin yavrunun? Ya da sen o anneler kadar “ne yapacağını bilebileceğine” neden inanmıyorsun?

baska-bir-kafa-mumkun

Biraz düşününce nedeni basit aslında. Unuttun çünkü sen. Daha sen çocukken senin annen de sana “başkalarının çocuklarına davrandıkları gibi” davrandı belki. Sistem seni “baştan yarattı” ve sen buna göz yumdun.

“Ne yani kitap da mı okumayah” diyebilirsin şimdi 🙂 Okuyalım elbet… Ama doğru sırayla. Önce insan bedenini tanıyalım. Sonra kadın bedenini biir güzel anlayalım. Kadın bedeninden sonra sıra hamile bedenine gelecek. Evet her biri başka başka bunların, inanmazsın her ayrıntıda nice mucize gizli. Hamile bedenini de aşama aşama ne zaman ne olur kavradıktan sonra bebeğin bedeniyle hamilenin bedeninin birlikte çıkarttıkları işi kavramak için bebeğin anne karnındaki fiziksel ve sosyal gelişimini tam anlamıyla öğrenelim. Bunu da anlayınca bebeğin ve hamile vucudunun doğumun hemen öncesi, sırası ve sonrasındaki mucizelerine şaşırmaya gelecek sıra. Bunları da bir güzel kavramalıyız ki işte bu noktada artık doğuma kadar olan kısmın teorisini ancak öğrenmiş olacağız. Burada araya biraz daha sıkıcı bir şey sıkıştırıp sağlık sistemi, doktor uygulamaları, yasal haklar ve uygulamalar konusunda da bayaca donanımlı hale gelmek gerekiyor elbet. Sonra doğumun ne olduğunu tam olarak kavrayıp kendi doğumunuz için bedeninizi ve zihninizi eğitmelisiniz, bebeğinizi nasıl eğiteceğinizi öğrenmeden evvel ödevler bunlar. Sıra şaştımı çarşı karışıyor malesef.

Nasıl yani? Yaa bu işler böyle. Doğumdan önce doğumdan sonrasına odaklanmak bebeğinize yapacağınız en büyük kötülüklerden biri. Söyleyeceğim size garip gelebilir ama gerçektir. NORMAL VAJİNAL DOĞUMLARIN bile %80inden fazlasında bebek ve anne DOĞUM TRAVMASINA maruz kalıyor bu ülkede. Şaka değil, gerçek. Çünkü ne kendi bedenlerini, ne sistemi ne doğumu ne de “yenidoğanı” tanımadan “bebek eğitimi” öğrenmeye kalkıyor sevgili anne adayları.

Ahh benim canım kutsal yaratık kadınlarım, nasıl da kötü biriyim nasıl da pesimistim şuan gözünüzde biliyorum. Ama bunlar gerçekler ve dostunuz olarak bebeklerinizin hatrına size acı da olsa bunları söylemekle mükellefim.

Bedeninizi tanıyın, hamile kalmadan önce düzenleyin lütfen alışkanlıklarınızı ve yaşantınızı, bedeninize bunu borçlusunuz. Sonra hamileliği, doğumu, yenidoğanı ve bebeği tanıyın. Aralarındaki farklılıkları, nelerden korkup nelerden korkmamak gerektiğini içinize iyice sindirin. Bebeğinizden öğrenin, onu size başkalarının takdim etmesine izin vermeyin, dinleyin o size anlatsın kendini. Kalbinizde damıtsın özünü. Sonra sadece bilmek, farkında olmak, destek almak için yine okuyun her bulduğunuz kitabı. Fark şu olacak, bu kez ne sizin bebeğinizi mutlu eder bilecek başkası bunu yapmış olmuş diye değil “evet bu benim bebeğimin şu ihtiyacını karşılayabilir” diye bakacak ve yanlış adım riski her zaman var olsa da bunu en aza indirmiş olacaksınız.

Evet ben bildiğiniz annelerden deliyim 🙂 Birazcık başka söylerim ama bilin iyi niyetliyim. Oluşmuş peek çok sektöre inatla bebeğinizin tarafındayım inatla, hala ❤

Sevginin sıcağı ve ışığın gücüyle selamlarım sizleri sevgili bir “başka ebeveyn”ler ❤

Reklamlar