PK Diyeceğim, Tüm Bildiklerinizden Soyunup Çıplak İzleyin!

Bolivuud hakkında fikrimiz bir zaman önceye kadar “şıkıdım şarkılarla kafalarını sevimli sevimli sağa sola deviren kara kuru minik adamlar” şeklindeydi az çok. En azından bu düşüncede olan birileri olmalı, biz bu izlenime boşa kapılmadık herhalde 🙂 Bizim evde sevgili Aamir Khan ile bu fikri son bir kaç yıldır ilk eriten benim. Eşim dün geceye kadar hala o kara kuru sevimli adamcıkların dansından sıkılıp manasız bir film izleyeceği hissindeydi PK için ekran karşısına geçtiğimizde. (Halbuki nasıl da değerli eserleri var geçmişten günümüze hint sinemasının. Ayıp bize!)

Anushka-Sharma-PK-postersÖn yargıları hafifçe üzerimizden sıyırıp, toplum algısı, din yönetimi, sosyal yapı… Bildiğimiz ne varsa kenara koyup, belki bir tabak meyve belki biraz patlamış mısırı onlar yerine kucaklayıp bomboş başlayalım seyre sevgili anne babalar. Evet, evet özellikle de biz! Ebeveynler… Her şeyi kenara koyup dünyanın dışına çıkıp hatta kendi ötemize geçip biraz oradan izleyelim bu filmi. İşte o zaman tadı damakta kalacak ve sonunda biraz olsun gıdıklayacak içimizdeki bir şeyleri.

Önceki bloglarımı da bilenler bilir filmler ve kitaplarla ilgili yazarken çok fazla içerik, senaryo, başlangıç ve son bilgisi vermeyi sevmem ki gazı kaçmasın. O yüzden bu yazıda da içerik bilgisi aramayın. Merak uyanır ise içinizde izleyiniz 😉

Rajkumar Hirani yönetiyor ve son zamanlardaki diğer yapımlarında olduğu gibi Aamirciğim çook iyi oynuyor. Ben oyunculukları kolay beğenen biri değilim ama Aamir bu konuda benden hep geçer not alıyor. Renkler, müzikler, kareler, geçişler, hikaye akıcı. 2 saat, geçen bir filmde bunlar olmazsa sonu zor gelir zaten 🙂 Evet doğru duydunuz 153 dakika film, dar zamana sıkıştırmayın yani.. Ama korkmayın bitiyor 🙂

Filmde bir uzaylıyı canlandırıyor Aamir ama biz onu eşimle yeni doğmuş bir bebek olarak imgeledik. Dünyaya yeni düşüvermiş bir bebek düşünün izlerken siz de. Bizlerin yerleşmiş algıları, din içi halleri, toplumsal yapısı, kuralları, izlediğiyollar hatta kullandığımız dil bu dünyayı hiç ama hiiç bilmeyen bir “canlıya” nasıl hissettirirdi?

Çocuksu bir hal ve merak ile dünyayı, insanını, işleyişini anlamaya çalışan sevimli ve koca kulaklı uzaylımız PK filmin sonunda gelip kalbinizin bir köşesine yerleşiveriyor. Çocuklarımızın sorularındaki masumiyeti, anlamaya çalışma çabasını, bir türlü anlayamamanın, çabalamanın ama her seferinde kafası karışıp çuvallamanın aslında nasıl büyük bir yıkım olduğunu da gözler önüne seriyor bir yandan.

Yapısı basit, işlenişi ve ilerleyişi kolay sindirilir, izlerken çok şiddetli düşünmenize sebep vermeyecek yormayacak kadar soft bir şekilde başlayıp bitiyor film. İçinde aşk var, dostluk var, merak var, sevgi var, sevimli müzikler var, komik danslar var 🙂 Daha nesi… Di mi! Din üzerine, sosyal yapı ve toplum üzerine yapılmaması gereken şeyler yapmış söylenmemesi gerekenleri söylemiş diye irite olmamalı izlerken. Sadece senin onun dinine bu toplumun o toplumun yapısına değil, dünyadaki çarpık düzene ve tüm sömürülere ince ince dokundurmuş ve sonunda hissedeceksiniz ki çok da iyi yapmış 😉

Başkalarını bilmem kim izlerse izlesin ama siz anne babalar ve sevgili adaylar, heerr şeyi kenara bırakın ve lütfen tüm bildiklerinizden, size tüm öğretilenlerden soyunun, bu filmi sonuna kadar lütfen (!) çıplak izleyin!

Ahh bir de küçük bir not : Sizler de film sonunda kendi “yanlış numara”larınızı minik minik not etmeye başlayabilirsiniz 🙂 Hatta başlarsınız bence. Hatta hatta belki birbirimizle bile paylaşırız, ne dersiniz, hoş olmaz mı? 🙂

Sevgiyle sevgili ebeveynler,

Sevginin sıcağı ve ışığın gücü bizlerle olsun ❤

Ve minicik spoiler öyle dinsizliği, başı bozukluğu, anarşikliği özendiriyor film diye duyarsanız inanmayın durum aşağıdaki gibi aslında diye bilgi vererekten 🙂

Tanrıya inanmayalım mı insanların elinden umudu almaya hakkın var mı diye soruyor filmde guru
PK’nın yanıtı efsane olmaya aday:
Katılıyorum tanri inancı insana umut verir. Acıyla mücadele etmek için güç verir.  Ama bir sorum var Hangi Tanrıya güvenmeliyiz? Siz bir tanrı var diyorsunuz ben kabul etmiyorum, iki tanrı var. Birisi bizi yaratan ve diğeri sizin yarattığınız.Önemli olan şu, bizi yaratan tanriya güvenin, sizin var ettiğiniz sahte tanrıyı yok edin.

Biz tanrımızı nasıl koruyacağımızı biliriz diye yanıtlıyor guru

PK cevap veriyor: Tanrıyı siz mi koruyacaksınız? O sizin korumanıza muhtaç değil. Bugün biri tanrıyı korumaya çalıştı ve bir arkadaşım öldü geriye sadece bu ayakkabı kaldı. Tanrıyı korumaya çalışmayı bırakın yoksa dünyada sadece ayakkabılar kalacak, insanlar değil.

Reklamlar