Anneligi Yeniden Ogrenirken

Bu sıralar su gibi akıp geçiyor hayat ve bazen zamana geç kalıyorum.

Kaybediyorum geçen zamanı, izlerken kullanmayı unutuvermiş oluyorum. Benim gibi kaybolmayı sevenlerdenseniz çok da koymuyor aslında küçük kayıplar. Yeter ki bize bir şey olmasın. Yeni bir şehirde kaybolmayı, tanımadığım sokaklarda kendimi aramayı, zamanın nasıl geçtiğini dahi anlayamamayı seviyorum. Haliyle de zaman zaman “zaman” da kaybediyorum yapmak

istediğim şeyler için.

Zamanın içinde kaybolan arzularımdan biri de aslında bu yazı dizisine biraz daha erken başlayabilmekti. Bir süredir bu günceye başlamak ve anıları sıcak sıcak biriktirmek aklımda çünkü önemli anları kaçırmaktan, unutmaktan, soldurmak istemiyorum. Çocuklar ve bizim için taze taze saklansınlar niyetindeyim. Biraz geciktim çünkü son zamanlarda bilgisayar, internet, telefon vs pek çok şeyi kişisel alanımdan uzaklaştırdım. Tercihim bu yönde olunca bir türlü başlamaya ikna edemedim kendimi, içimden gelmeyen bir şeyi yapmak adetim olmayınca da bazı anıları ısıtıp servis etme fikri hoş geldi 🙂

6. ayının içinde dolaştığımız sihirli bir süreçteyiz. Evin üçüncü meleği yolda. Kendimi bir tırtılın kozası gibi

hissediyorum. İstiridyeyim sanki de inciler büyütüyorum içimde. Bu süreci mümkün mertebe farkında yaşamaya çalışıyor ve tekrar tekrar anne oluyorum her sabah. Bambaşka şeyler öğreniyor ve bambaşka dünyaların farkına varıyorum.

Hayatın sihrini hissettiren anları seviyor ve anın büyüsüne kapılmaktan kendimi alamıyorum. Bu olağanüstü süreci tüm büyüsüyle yaşarken, bu büyüden biraz da sonraya saklamak ve başkalarıyla da paylaşmak ama en çok da o büyülü anları ölümsüz kılmak için başlıyorum bu bloğa. Hoşgeldim tembel annenin günlüğü,

yaşasın anneliği her an yeniden tadıp her bebekle anne olmayı sil baştan öğrenmek.

Işığın gücü ve sevginin sıcağıyla,

Reklamlar