Poşet çayla yollarımızı ayırıyoruz, Tehlike büyük

Biz evlendiğimizden beri bunu ilke edindik, hayatımızda olmaması gerektiğini farkettiğimiz şeyi hayatımızdan çıkartıyoruz oy birliği sağlanırsa. Baktık ki faydasız ve hatta zararlı gerekli araştırmalar yapılıyor, toplantılar gerçekleşiyor üzerine çoğu zaman uzun uzun düşünülüyor ve en uygun karara varılmaya çalışıyor. “Sanki holding yönetiyorlar aq” diyecek olanlar var bu noktada biliyorum 🙂 deyiniz ama şunu da biliniz biz holdingimiz olsa böyle üzerine düşmeyiz. İnanın hayatımız için, evliliğimiz için aldığımız kararlar en büyük holdingin genel kurullarında alınanlardan çookk daha değerli bizim için.

Hal böyle olunca “daha iyi” yaşamak için hayatımızda kült alışkanlık haline gelmiş şeyler için bile doğru mu yanlış mı her zaman araştırma halindeyiz. En son geçtiğimiz günlerde poşet çayların zararlarıyla ilgili yabancı bir kaynağın sağlam bir araştırması ile karşılaşınca içimize şüphe düştü. Araştırmalar, değerlendirmeler derken hayatımızda olması gereken bir şey olmadığına karar verdik poşet çayların.


Benim çayla hiç aram yok pek siyah çay tüketmiyorum ancak demlik poşetleri büyük kolaylık gibiydi. Üstüne çeşit çeşit bitki çayları vazgeçilmezimdi. Evimde yıllardır her zaman ekmek olmasa bitki çayları olur, o kadar tutku ile bağlıydık birbirimize ama buraya kadarmış. İnsan hayatta ilk vazgeçebilmeyi, bırakabilmeyi öğrenmeli ki ilerleme kat edebilsin.

Bitki çaylarının %100 organik denileni, en doğal olanı bile o poşetin içine girdiğinde zehire dönüşüyor. Kısırlık başta olmak üzere, kanser, bağışıklık sistemi baskılanması gibi pek çok şeye yol açabiliyor. Kullandıkları kağıt türevi malzeme suya girdiğinde çözünmesin diye içerisine koydukları  ’epichlorohydrin‘diye adlandırılan kanserojen madde suyla birleştiğinde tehlike yaratıyor. Bu epiklorohidrin bir tür pestisit yani tarım ilacı, böcek ilacı, zirai ilaç ne derseniz artık bildiğiniz zehir yani! Bunu kullanmayanlar da plastik içeriğe sahip poşetler kullanıyor ve bize plastik parçacıkları içiriyorlar. Hele ki ucuz falan olup metal zımbalı sıcak suya metal sallatanları zaten hesaba bile katmıyorum, kaçınınız!

Evimize yıllardır demlenen çaydan (adı budur umarım:) almamıştık onu alarak attık ilk adımı. Ancak bardak poşetlerden yada bitki çaylarından da tamamen kurtulmuş olmalıyız kısa bir sürede.

Belki sizlerin arasında bu süreçlerde çözümleri olanlar yada şuan fikir oluşturanlar olabilir. Paylaşırsanız çok seviniriz. Sürecin nasıl ilerlediğini biz de sizlerle paylaşmak için heyecanlıyız, bu kadar alıştığımız bir şeyden tam anlamıyla kopabilecek miyiz merakla takip ediyoruz kendi akışımızı.

Reklamlar